Sabit Konular>>saytı yaxşı görmək üçün firefoxdan istifadə edin
+ Reply to Thread
1`dan(dən) 1`ə(a/ya/yə) qədər. Cəmi 1.

Mövzu: Türk Tarih ve Kültüründe Bozkurt“

  1. #1
    asi
    asi xətdə deyil
    Yaxşı Yazır asi's Avatar
    Qeydiyyat
    Mar 2011
    İsmarıclar
    84

    Level: 21 
    Təcrübə: 37,635
    Next Level: 38,246

    Thanks
    40
    Thanked 365 Times in 84 Posts

    Əsas seçim Türk Tarih ve Kültüründe Bozkurt“

    Türk Kültüründe Bozkurt’un Manası
    (Mehmet Dönmez)


    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültüründe [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un manasını açıklayabilmek için kültürün tanımlanması gerekir. Özellikle kültürde sembolün öneminden bahsettikten sonra [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültüründe [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un manasını daha rahat açıklayabiliriz. Çünkü bir milletin kültürü ile mitolojisi birbirinden farklı kavramlar değildir. Her ikisi de aynı hayat felsefesinden beslenmektedir. Kültür; bir milletin, dilini, sanatını, dinini, hukuk ve ahlakını, duygularını, inançlarını, hükümlerini aksettirir.(1) Çünkü bir milletin folklorunu, edebiyatını, mitolojisini, dini idrak tarzını belirleyen, mensuplarırun idrak alemini oluşturan değerlerin özünde o milletin kültürü vardır.
    Kültürün özelliği, ait olduğu fertlere kazandırmış olduğu idraktır. Bir kültürün sınırı, onun zihniyet ve imanı ilf çevrelenmiştir. Kültürleri birbirinden ayıran, zihniyet ve iman farklandır. Aynı farklara sahip olan cemiyetlerin birbiri ile çarpışmasına sebep olur.(2) Kültür çevreleri benzer olan veya benzer kaynaklardan beslenen kültürler olur ama bunlar birbirine tamamen benzemez.
    Her kültür, diğerlerinden farklı görünmek durumundadır, Farklılık şuuru olarak isimlendireceğimiz bu durum, toplumun bütün hayat şekillerini başka kültürlerden ayrı olmaya, değişik bir üslüp kurmaya yönlendirmektedir. Milli kimlik yahut, kişilik dediğimiz bu farklı oluş, düşünce biçiminden, kılık kıyafet, tavır ve davranış biçiminden, eğitime ve eğlenceye kadar hayatın her saha ve safhasında görüpür. Mesela, aynı dine mensup olan milletlerin dinî anlayış şekilleri birbirinden farklıdır. Çünkü idrak alemini şekillendiren değer yargıları farklıdır. Bu farkı onaya çıkaran ise o inilletin kültürüdür. Bu farklılıklar o milletin mimarî abidelerine, edebî eserlerine, musikî eserlerine, felsefî sistemlerine v.s yansır ve kültürün devamlılığını sağlar. Böylece gelecek nesillere yol gösterici olur, kaynaklık yapar.


    Her toplumun kültür değişmelerinin bir geçmişi vardır. kaynağını ise o toplumun tarihî derinliklerinden alır. Bir kültür varsa, onun ait olduğu millet vardir. Millet özelliğine layık bir topluluk varsa, muhakkak bir kültürü vardır. Kültürler ve dil, din, tarih, edebiyat, sanat, örf ve adetler gibi unsurları şüphesiz ait oldukları, cemiyetler kadar eski ve onlarla yaşıt sayılmalıdırlar. Bu kültür unsurları nesilden nesle intikal ederler. Bunun neticesi olarak da yeni nesiller bunları hazır bulurlar. Kültürü kalıcı kılan ve gelecek nesillere aktaran. kültürün değer yargılarıdır. Bu değer yargıları da kendini sembollerle yaşatır. İşte bu semboller kültürün en sert kısrnını oluşturur.

    Kültürün genel manada anlamını açıkladıktan sonra üzerinde durmamız gereken önemli bir kavram da “[Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Kültürü” kavramıdır. “Ilk [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler, yani bizim en eski atalarımız bugünkü Orta Asya diye bilinen yerde, Tanrı Dağları ile Altay Dağları arasında yaşıyorlardı. Tarih öncesi insanlar ve kültürlerle uğraşan bilim adamlarının o bölgelerde yaptıkları kazılardan edilen bilgilere göre; [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler beyaz ırktan, geniş kafalı ve orta boylu insanlardı. Burası Çin ile sınırdaş olan bir ülkeydi. Bu yüzden [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin eski tarihlerine ait bilgilerin pek çoğunu Çin tarihlerinden öğreniyoruz.. Çin tarihleri M.Ö. 20001000 yılları arasında ilk [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] hükümdarlarından bahsediyorlar. Böylece [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin bilinen tarihi 4000 yıllık bir tarihtir”(5) Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin kültürü “bozkır” kültürü olarak ifade edilmektedir. Bozkır kültürünü ise [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin siyasî ve sosyal yapısı oluşturmaktadır.(6) Bu kültür, göç ve fetihler esnasında orada terk edilip gelinmiş değildir. Esasında, sosyolojik kaideler de göstermektedir ki kültür bir elbise gibi eskiyip atılmaz veya değiştirilemez. Nitekim îslamiyeti kabul eden [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerde Şamanizmin en önemli izleri ilk dervişlerin istedikleri zaman bir hayvan veya kuş şekline girebilmeleridir. Mesela “Geyikli Baba: Bu dervişler geyiğe binerler, tepelerinde geyik boynuzları bulunan şapkalar taşırlardı.
    Bu dervişler yalnızca rahip veya sihirbaz mahiyetindeki insanlar değil; arkalarına taktıkları on binlerce [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ü iskan ettirip. yerleştiren liderler idiler.(7) Anadolu’nun fethi ile Orta Asya’dan gelen nüfus akımının başında bu dervişler bulunuyordu. Fakat şimdiki şaman elbislerinin hususiyeti bozulmuştur. Bu konu üzerinde çalışan araştırmacılara göre en eski ve orijinal şaman elbiseleri kuş veya hayvan şekillerini taklit etme suretiyle yapılan elbiselerdi. Bunu giyen şaman hem kendi atasının hem de istediği zaman o kuşun şekline girebileceğini göstermek istiyordu. Bu şekil değiştirmeye, mitoloji araştırmalannda “Metamorphose”" denir.(8) [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler, bu deyimi “Donuna g’irmek” şeklinde ifade etmektedirler. Bektaşiler bu eski şamanist inancı tasavvufa uydurup “mana aleminden velaetle” diye bir sebep bulmuşlarsa da bu bahane kuş donuna girmeyi mazur göstermeye kafi değildir. Kuş sembolleri daha ziyade ileri toplumlarda görülüyordu. Yirmi dört Oğuz boyunun sembol kuşları bunun en güzel örneğidir. tlk Müslüman [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] dervişleri de zaman zaman kuş donuna girerlerdi.(9) Bunun örneklerini Anadolu’nun [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]leşmesi zamanında Anadolu’ya gelen dervişlerde görmekteviz. Ahmet Yesevî turna donuna; Hacı Bektaş Velî güvercin donuna girmiş olarak kabul edilmektedir. Nitekim Abdal Musa, Hacı Bektaş Velî’nin Anadolu’ya gelişini şöyle anlatıyor10)
    Güvercin donuyla Uruma uçan
    İmamlar evinin kapısın açan

    Bizim üzerinde durmaya çalışacağımız husus [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültüründe önemli bir yeri olan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un ilkel kabilelerde olduğu gibi bir totem mi, yoksa onlardan farklı olarak büyük bir ülkünün mitolojide ve kültürde “[Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]” sembolü ile yüzyıllardan beri yaşamasını sağlayan bir kültür unsuru mu olduğudur. Bu soruların cevabmı bulduğumuz zaman makalemizin amacı hasıl olacaktır. Kurt ile ilgili [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] mitolojisini incelediğimizde kurt’un önemli bir yer işgal ettiğini görüyoruz. Oğuzlar diğer kavimlerden daha fazla gelişmişlerdi. Oğuzların diğer kavimlerden daha fazla geliştiğini gösteren bulgular mevcuttur. Bozkır kültürüne mensup olan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] boylarını, gerek yaşadığı coğrafyada gerekse yaşamış oldukları zamanda diger boylardan ayıran ve farklılaştıran temel faktörler mevcuttu. Bu faktörlerin başında [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin atı evcilleştirmeleri gelmektedir. Atı evcilleştirmelerinin önemi, savaş aracı olarak kullanılmasıdır.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin atı savaş aracı olarak kullanmaları diğer milletler karşısında müthiş bir üstünlük sağlamalarına sebep olmuştur. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler atı kullanarak hareket kabiliyetlerini artırmışlardır. Böylece düşmanlanna karşı üstünlük sağlamışlardır. Diğer önemli faktör ise [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin demiri işlemesidir. Özellikle, demirin savaş aracı olarak kullanılması, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin savaşlarda başarılı olmasında etkili olmuştur.(11) [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin gerek atı gerekse demiri savaş aracı olarak kullanması büyük bir coğrafyaya hakim olmalarına zemin hazırlamıştır. Özellikle [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Cihan Hakimiyeti anlayışı, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin dünyayı adil olarak yönetmesi ve gittiği her yere [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ün adaletini götürme arzusu ile tarih boyunca [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ün kutlu sevdası olmuştur. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] cihan hakimiyeti anlayışına göre [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ün her gittiği yerde huzur ve adalet temin edilmiş olacaktı. İslamiyet’in [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler tarafından kabul edilmesiyle birlikte [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] cihan hakimiyeti manevî bir kimlik bularak ilayı kelimetullahı yayma fonksiyonunu da üstlenmiştir. Bu kudsî amaç, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lere büyük bir ülkü kazandırrrnştır(12) Bu ülkü ise, cihan devleti olma ülküsüdür.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültüründe [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un manasını açıklamadan önce kısaca “tüz” kavramını da açıklamak faydalı olacaktır. Çünkü Orta Asya halklarının ve dolayısıyla [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin bazı hayvanları ve yırtıcı kuşları kutsal sayarak onları kendilerine sembol edinmelerinin sebepleri üzerinde şimdiye kadar çok durulmuştur(13).

    Tarih boyunca [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ün hayat felsefesi ve bu felsefenin yön verdiği günlük yaşayışı, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘la yakından ilgili olmuştur. Çünkü manevî birlik, moral, tesanüt fikrini ifade eden hemen bütün efsane ve destanlarımızda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] merkezî bir rol oynamıştır. Nesillerden nesillere, asırlardan asırlara aktarıla aktarıla nihayet yazı ile tespit edilebilmiş olan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] destan ve efsaneleri tarihî bakımdan büyük bir ehemmiyeti haizdir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lüğün büyük ve renkli hayat macerasını gereği gibi kavrayabilmek için önce destan ve efsanelerdeki çeşitli motiflerin iyi değerlendirilmesi gerekir.(14)

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin kurttan türedikleri hakkındaki inançlara kaynak teşkil eden metinlerin büyük bir kısmı Çin kaynaklarında yazılıdır. Destanlarda kurt, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin atası olan delikanlıyı hem iki defa ölümden kurtarmakta hem de onun soyunun devam etmesini sağlamaktadır. Böylece [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] soyunun ölmezliği temin edilmiş olmaktadır.(15) Bir başka rivayette ise kuıttan türeme bir başbuğ [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]leri soğuktan kurtanp hayata kavuşturmaktadır. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] soyunun imhadan kurtarılmasında ve devamında en büyük amil yine kurttur. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin belli başlı bütün destanlannda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un merkezî bir rol oynadığı ve ata, rehber ve kurtancı fonksiyonları ifa ettiği görülüyor. Bu destanlar sözlü olarak [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler arasında uzun zaman çok canlı olarak yaşadıktan sonra yazıya geçirilmiştir. Yazılı tarihin bulunmadığı zamanlarda destan ve efsanelerin birçok tarihî hakikatleri aksettirmek bakımından ne derece büyük önem taşıdığını belirtmeye gerek yoktur.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]da bir milletin manevî hayatı, düşünüşü ve hayat felsefesi gizlidir. 16 Destanlardaki her motif bir gerçeğin, bir inanışın sembollerle ifadesidir. Bu çerçevede bakıldığında [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] destanlarındaki, dolayısıyla [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Milletinin duyuş ve inanışındaki rolü şu ana fonksiyonlarda toplanmaktadır:

    1) Ata olarak [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]
    2) Rehber olarak [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]
    3) Kurtarıcı olarak [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]


    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘tan türemiş olmak inancı [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lere uzun zaman boyunca büyük bir gurur, kendine inanış emniyet ve geleceğe güvenle bakma duygusu vermiştir. Bazı [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] destanlannda ana, bazı [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] destanlarında baba olarak görülen [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] çok defa [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] neslinin yok olacağı zaman ortaya çıkmakta ve [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin neslinin devam etmesini sağlamaktadır.(17) Böylece [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin soyunu kutsallaştırmaktadır. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin müşkül zamanlarında millet hayatında büyük tesiri olacak geniş şümullü hareketlere girişecekleri zamanlarda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] onlara yol göstermekte ve eşi bulunmaz şekilde rehberlik yapmaktadır. Ergenekon Destanı’nda ve Kut dağı efsanesinde [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] millî bir kılavuz rolünü oynamaktadır. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ün başı çok sıkıştığı zaman [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un meydana çıkarak onu kurtarması, evladı üzerine eğilen bir ananın veya babanın şefkat duygusunu hatırlatacak derecede derin bir mana da taşımaktadır. Sanki [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] manevî hir alemden [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] milletinin akıp giden hayatını devamlı takip etmekte ve onların başının sıkıştığı, çaresiz kaldıklan zaman ortaya çıkmakta ve yol göstermektedir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] mitolojisine baktığımızda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un Ergenekon, Kut Dağı, Oğuz Kağan destanlarında yol gösterme fonksiyonu da tamamen semboliktir. Milletin büyüme, yayılma ve güçlenmesi için takip edilmesi gereken metotların işaretini destan maddî unsurlarla ifade etmektedir.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un kurtarıcı olarak destanlarda oynadığı rol bize bazı gerçekleri hatırlatmaktadır. Dişi [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un düşmanların baskınından canlı olarak kurtulmuş olan son [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ü kolları arasına alarak büyük denizin üzerinden aşırması ve böylelikle yeniden taarruza geçen düşmanın onu öldürmesini önlemesi de bir semboldür.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ta sembolize edilen fikir [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] birliğini sağlayan, onlann büyüyüp, gelişmesini temin eden bir fikirdir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler bu fikre inanıp riayet ettikçe hakimiyetlerini ve üstünlüklerini korumakta, bu fîkirden aynldıkları zaman felakete uğramaktadırlar. Onları felaketlerden kurtaran da yine [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] olmaktadır.^” îçte burada [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ], Zelenin’in belirtmiş olduğu bir totem değil(19); bir fikir veya ideolojinin yani sosyal bir hayat nizamının yansımasından başka bir şey değildir. Çünkü totem olan hayvan veya eşyanın fonksiyonu ile [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] mitolojisindeki [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un fonksiyonu birbirinden çok farklıdır. Totem olan hayvan veya eşya işlerliğini yitirdiği halde [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un taşıdığı mana ve fikir telakkisi günümüze kadar gelmiştir. Bu hususları göz önüne aldıgımızda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘u bir totem olarak değerlendiremeyiz.

    Bu düşünce yalnızca destanlarla sınırlı kalmayıp günümüze kadar gelmiştir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lüğü büyük tehlikelerden kurtaracak olan, destanlardaki bu bozkuri’tur. Çünkü biliyoruz ki [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lüğün baçının darda kaldığı, neslinin yok edilmeye çalışıldığı zaman, onu kurtaran daima [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] olmuştur.(20)

    Büyük hükümdarların doğumu daima olağanüstü olmuştur. Hükümdar anneleri doğumla alakalı olağanüstü rüyalar görmüşlerdir. Mesela Manas Han’ın karısı Kanıkey Hatun da bir gece çok güzel bir rüya görmüştü; rüyasında hemen yakınında bulunan çelik bir eğe görmüş, eğeyi alarak saklamış. Sabah rüyasını ülkenin tecrübe görmüşlerine anlatınca, herkes sevinmiş ve Kanıkey Hatuna şöyle demişlerdi:
    “(Bu çocuk), gök yeleli korkunç bir kurt gibi olacak.”(21) Buna benzer olaylar bize kurdun totem değil, halkın örf ve adetlerinde, inançlarında ve rüyalarının yorumunda etkili olan bir sembol olduğunu gösteriyor.


    Kırgızlarda cins ve güzel atlara da KökBörü (Gök kurt) adları verilirdi. Bunlar yiğitliğin ve mükemmelliğin sembolü olmuşlardı. Özellikle gök kurt ismi [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] atasözlerine de yerleşmiştir. Kurt, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerde kudret ve güçlülüğün bir timsali olmuştur. Bu husus bütün [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] boylarında atasözleri haline gelmiştir. Mesela Azerî atasözünde; “Kurt ile koyun, kıhç ile oyun olmaz” deyimi varken, Anadolu’daki [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler ise “Kurtla koyun olmaz, ciğerle oyun olmaz” denmektedir.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un, belki de çok eski çağlarda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin totemi olabileceği Bahaeddin Ögel’e göre bir ihtimaldir. Gök[Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] çağında [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ], bir totemden ziyade kutsal bir sembol haline gelmişti. Gök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin kendi bayraklarının başına bir kurt heykeli koymalarının sebebi de bu idi. Kurt başlı sancaklar Gök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Devleti’nin yıkıhşından sonra da unutulmamıştı. Kağanlık verileceği zaman kurt başlı bir bayrakla bir davul vermeyi de unutmamışlardır. Bu husus, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lerin Anadolu’ya gelişinden sonra da devam etmiştir.(22)

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültüründe mana bulan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kavramıyla anlatılmak istenen, bir fikir birliği ve bir mana etrafında bütünleşmedir. Zira ilmî bilgiden veya [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kültürünün gelişme çizgisinden yoksun olan kimseler, bu sembole gönül verenleri ise puta tapanlar olarak tanımlamakladırlar. Kendilerini çağdaş aydın olarak gören bu meyhane filezoflarına verilecek en güzel cevap kanımızca şudur: Başka milletlerin veya kültürlerin uşaklığını ve misyonerliğini yapacağınıza kendi kültürünüzün değer yargılarını öğrenin ve öğretin. Bunu yapmaya ilmî cesaretiniz de yoksa, yapanlara engel olmayınız. Ama unutmayınız ki başınız sıkıştığı zaman, sizi yılanlardan, akreplerden ve de ayılardan kurtaracak olan yine [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘tur.

    DİPNOTLAR

    1. Arık Remzı Oğuz:
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] înkılabı ve Milliyetçiliğimiz, Ankara, 1981, sh. 30
    2. Ülken H. Ziya: “Kültür ve Medeniyet”;
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Düşüncesi, sayı: 13, cilt: 3, 1954, sh. 8′
    3. Kösoğlu Neuzat: Millı kültür ve Kimlik, îstanbul, 1992, sh. 31
    4. Dinçer Nahid:
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]iye’de Kültür Buhranı Sebepleri ve Neticeleri, İstanbul, 1988, sh. 8
    5. Güngör Erol: Tarihte
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler, îstanbul, 1992, sh. 11
    6. Güngör Erol: a.g.e., sh. 53
    7. Ögel Bahaeddin:
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Mitolojisi, Ankara, 1971, sh. 29
    8. Ögel Bahaeddin: a.g.e, sh. 29
    9. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 29
    10. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 30-31
    11. Kafesoğlu İbrahim:
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Millî Kültürü, Istanbul, 1993, sh. 208-213
    12. Turan Osman:
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Cihan Hakimiyeti Ülküsü, c. 12 îstanbul, 1993, sh. 94-101
    13. Zelenin, D.K.: “Sibirya’da Ongon Kültü”, Zik: Abdülkadir İnan, Belleten, Sayı: 23-24, Sh. 3-12
    14. Deliorman Altan: “Bugünkü Man&sı ile
    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]“” [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Kültürü, Sayı: 55, sh. 1
    15. Deliorman Altan: a.g.m.., sh. 12
    16. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 470
    17. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 470-471
    18. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 472-473
    19. Zelenin D.K.: a.g.m., Sh. 312
    20. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 45-46
    21. Ögel Bahaeddin: a.g.e., sh. 49
    22. Kafesoğlu İbrahim: a.g.e., sh. 320


    DEDE KORKUT KİTABI’NDA KURT


    Oğuz [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]leri’nin destani hikayeleri olan ve özgün adı ”KİTÂB-I [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] ALÂ LİSÂN-I TÂİFE-İ OĞUZAN” olan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Kitabı’nda ([Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’in hemen hemen tüm destanlarında olduğu gibi) kurt yer almaktadır. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ndan kurt ile ilgili bölümlerin bazıları aşağıya alınmıştır:

    KURT KÖKENİNDEN OLMA:

    ”… Azvay (azman ?) kurt enüği erkeğinden köküm var ! Ağca yünlü tümen (on bin) koyunun gezdürmeye !…”


    BAYIRIN KURDUNA BENZEME:

    ”… Yengi (yeni) bayırın kurduna benzer idi yiğitlerim ! Yedi kişi ile kurulurdu, benim yayım !…”


    ISSIZ YERİN KURDU GİBİ ULUMA:

    ”… Babası ile Yigenek, … İki hasret birbirine buluştular ! Issız yerin kurdu gibi uluştular !…”


    KURT YÜZÜNÜN MÜBAREK OLMASI:

    ”… Kazan … Kurd yüzü mubarekdür ! Kurd ilen bir haberleşeyim dedi. Görelim Hânım, ne haberleşti:


    Karangu (karanlık) akşam olanda, günü doğan !

    Kar ile yağmur yağanda, er gibi duran !

    Kara koç atlar görende, kişneşdüren !

    Kızıl deve gördüğünde, bozlaşduran !

    Ağca koyun gördüğünde, kuyruk çarpıp kamçılayan !

    Arkasını vurup, berk ağılın kapısını söken !

    Karma ögeç (2 yaşında koyun) semizin alıp tutan !

    Kanlı kuyruk üzüp, çap çap yutan !

    Avazı, kaba köpeklere kavga salan !

    Çakmaklıca çobanları, dünle (gece) koyturan (yürüten) !

    Ordumun haberin bilir misin, degil (de) manga (bana) !

    Kara başım kurban olsun, kurdum sana !”

    KURT İLE KOYUN :

    ”… Semiz koyun, aruk (zayıf) toklu bayırda kalsa, kurt gelip yemez idi ! Karaça Çoban’ın sapanının korkusundan !…”

    DEVLET SİMGESİ OLARAK KURT
    (TUĞ – BAYRAK – SANCAK)

    Bayrak, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’de devletin ve [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]lüğün her şeyidir. Bağımsızlık, özgürlük [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]la belirir. Uğur ve başarı ancak onun dalgalanışındadır. Atalarımız ve atalarımızın egemenliği, bayraklarının tepesinde oturan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] simgesi ile hatırlanırdı.

    Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’in hem tuğları, hem bayrakları vardı. Tuğ ile bayrak ayrı şeylerdir. Tuğ dört bölümden oluşur: Süslenmiş tuğ direği; direğin başına bağlanmış at kuyrukları; tuğ başı (direğin başına konulur ve kuyrukların bağ yerini gizlerdi); tuğ başının üzerine konulan kurt başı. Tuğ, devletin ve bağımsızlığın simgesidir ve daha çok resmidir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] ise köklerini dinden alır. Eskiden bayraklar şimdiki gibi birer simge değil idiler. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler savaşta, barışta ve törenlerde değişik renklerde bayraklar kullanırlardı. Bu renklerin de ayrı anlamları vardı.

    Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’in bayraklarında ve tuğ başlarında bir [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] bulunurdu. Çinliler’in de dediği gibi [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘tan türediklerine inanırlardı. İlk ve kutsal atalarını unutmadıklarının göstermek için de, devlet sembollerinin başlarına, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] özgürlük ve bağımsızlığının belirtisi olarak, bir kurt başı koyarlardı. Çin kaynaklarında, Gök[Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] bayraklarının başında alem olarak bir kurt başı olduğu kayıtlıdır. Baykal Gölü’nün batısında, Gök[Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] çağından kalma kaya resimlerinde, ellerinde uzun sırıklar üzerine asılmış bayraklar taşıyan atlılar tasvir edilmiştir.

    Kurt, güçlü ve dayanıklı bir hayvandır. Bundan ötürü de [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] boyları arasında kudretin simgesi olmuştur. Hatta [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler, Gök Börü Sultanım diyerek, kendi hükümdarlarının gücünü ve kudretini dile getirirlerdi. Benzer bir biçimde, büyük bahadırların gözleri kurda benzetilirdi. En keskin oklar için Kurt Dili deyimi kullanılırdı.

    Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’de tuğ, bayrak ve davul bağımsızlığın simgesi idi. Kağan tuğları dokuz tane olurdu. Kağanlar, atadıkları han, beğ ve yabgulara da rütbelerine göre belli sayıda tuğ verirlerdi; ama 9 tuğ ancak kağana özgüydü. Bu gelenek Hunlar’dan Osmanlılar’a değin aynen devam etmiştir.

    Altın kurt başlı sancak egemenliğin ve hükümdarlığın simgesi olduğu için, bir kağan ya da hanın altın kurt başlı sancağının olması, onun bağımsızlığının belirtisi idi. Bugünde [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ], aynı şekilde [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] bağımsızlık ve özgürlüğünün simgesidir. Mesela Çin hükümdarları, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’i bölmek ve iç savaşa sürüklemek istediklerinde, devlete başkaldırmasını istedikleri yöneticilere altın kurt başlı sancak gönderirlerdi. Örnek olarak, 582 yılında Çin imparatoru Wen-ti, yabgu Tardu’ya kurt başlı sancak göndererek onu kağan olarak tanıdığını belirtmiş ve böylece devlete başkaldırmasını sağlayacağını düşünmüştü.

    [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’in kutlu devlet merkezi Ötüken’de bulunan Kök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] orduları başkomutanı ve Kök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kağanı Bilge Kağan’ın kardeşi olan Köl Tigin’e ait Köl Tigin Anıtı’nda da [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘u bir devlet simgesi olarak görürüz. Son yapılan kazılarda, Köl Tigin Anıtı’nda [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] başlı motiflere rastlanmıştır. Üstelik bu [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] başlı motifler bir değil iki tanedir.

    Köl Tigin Yazıtı’nın doğu bölümünde, yazıların üstünde, kubbeyi andıran ayakları tepede birleşmiş durumda, kurt biçimindeki başları ile kenarlardan aşağıya sarkan tasvirler vardır. Bu motifler, araştırmacılarca Kurt Başlı Ejderler olarak adlandırılmaktadır. Her iki kenardan aşağı sarkan kurt başlarının ağzında yuvarlak kabartmalı birer şekil vardır. Bu yuvarlak şekillerin, Ay ile Güneş’i temsil ettikleri kabul edilmektedir. Bu iki kurt başlı tasvirin ortasına da Kök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Kağanlığı’nın damgası işlenmiştir. Aynı damga, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘ın anıtında da vardır. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] ile [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘in mezarlarındaki bu damga, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] soyundan gelen kağanların geleneksel damgasıdır. Bu damga ve kurt başlı motifleri yazıtlara, Yollug Tigin işlemiştir. [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] ve [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] yazıtlarında yer alan ve bilginlerce kurt başlı ejder olarak tanımlanan bu motifler, Yrd.Doç.Dr. Cengiz Alyılmaz tarafından incelenmiş ve bu motiflerin, kurttan süt emen çocukların tasviri olduğu belirlenmiştir ki tasvir bu konusu ile açıkça [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Destanı’nı resmetmektedir (tıpkı Bugut Anıtı’nda olduğu gibi).

    Kızılda-Naga-Ragah adlı yerde bulunan Kök [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] ya da Uygur döneminden kalma duvar resminde, kağan bayrağını taşıyan alpın elinde kurt başlı bir sancak vardır. Ayrıca bu resimdeki alpın börkünde, yukarıda değinilen Köl Tigin Anıtı’ndaki kurt başlı motiflerin bir benzeri bulunmaktadır. Bu duvar resmindeki kurt başlı bayraklara başka yerlerde de rastlanmaktadır.

    Köl Tigin Yazıtı’nda bulunan ve devlet arması niteliğindeki kurt başlı tasvirler, Uygurlar’ın Bilge Kağan’ı adına dikilen ve Alp Baga Inançu Tarkan’ın eseri olan yazıtın üzerinde de bulunmaktadır. Tabgaç [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]leri’nin mezarlarında da görülen bu kurt başlı motifler, 6-8.yy.lar arasında yapılmış olan bir Kırgız kurganında, taş levha üstüne işlenmiş olarak yer almaktadır ki, Kırgız kurganındaki motif, Köl Tigin Anıtı’ndaki kurt başlı motife çok benzemektedir.

    Bu motiflerde görülen kurt başı tasviri, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] kağanlığını kuran Aşına ([Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]) soyunun ilk atası olan ve [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Destanı’nda yer alan kurdun anısıdır. Bu yüzden [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Destanı, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] destanları arasında önemli bir yer tutmaktadır.

    Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] devletlerinin bayrak, sancak, tuğ ve anıtlarında görülen kurt tasvirleri, yine Eski [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ler’den kalma resimler ve [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] Destanı ile birlikte düşünüldüğünde, devlet simgesi olarak [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘un kullanılmasının nedenleri ortaya çıkmaktadır. Çünkü [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ], [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] milletinin özgürlüğünün simgesi olduğu gibi, [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ] devletinin de bağımsızlık ve egemenliğinin simgesidir.


    Nihal Atsız’dan Bozkurt’la İlgili Bir Makale: “Milli Semboller”



    Millet halinde yaşamanın şartlarından biri de milli sembollere saygı göstermektir. İnsan, medenileştiği oranda hürriyetlerinden bir bölümünü fedaya ve bazı kaidelere saygı göstermeye mecburdur. Medeni insan, hayvan gibi rasgele yerde uzanıp uyuyamaz. Her istediği zaman bağıramaz veya [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]ü söyleyemez. Her istediği şeyi her zaman ve her yerde yapamaz.

    Medeni insan milletçe kutlu sayılan canlı veya cansız varlıklara da saygılı davranır. Kutlu sayılan nesneler bayrak gibi, arma gibi, milli marş gibi, şeref namus gibi şeylerdir. Hayvan için bütün bezler, bu arada bayrak da değersiz bir şeydir. Çünkü yenmez. Şeref ve namus diye bir duygu veya içgüdünün hayvanda bulunmasına imkan yoktur. Hayvan milli sembolü de bilmez. Çünkü hem millet değildir, hem de milli sembol onun için taş ve ağaç gibisinden herhangi bir nesnedir.

    Milleti millet yapan kaidelerin içinde milli semboller de bulunduğu için bir milleti yıkmak isteyenler onun milli sembollerine de hücum ederler. Bir toplumun milli sembolleri olmadı mı artık sürüleşmiş demektir. Bilginlerine, profesörlerine ve her şeyine rağmen onun koyun sürüsünden veya karınca yuvasından farkı yoktur. Milli sembollere saldıranlara dikkat edilmelidir. Bunu cehalet veya hamakatlerinden mi, yoksa gizli maksatlarından mı yapıyorlar?

    Milli sembol olan Oğuz Han’a dil uzatıldı mı, biliniz ki, o, bilerek veya bilmeyerek düşman için çalışıyor demektir. Milli sembol olan [Forumda Tapılan Linkleri təkcə üzvlərimiz Görə bilər. ]‘a köpek diyenler için de durum aynıdır. Üstelik onlar aynada kendilerini görmektedir.

    13 NİSAN 1974
    HÜSEYİN NİHAL ATSIZ


    Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…



  2. The Following 3 Users Say Thank You to asi For This Useful Post:

    Bobi (Sunday 17 April 2011-1), oktay (Sunday 17 April 2011-1), yurd sevan (Sunday 17 April 2011-1)

+ Reply to Thread

Visitors found this page by searching for:

türklerin bozkurtu seçme nedenleri

türklerin bozkurtu seçme nedeni

türklerin bozkurtu seçme sebepleritürklerin bozkurt seçme nedenleritürklerin bozkurtu seçmeleriTürklerin bozkurtu seçmesinin nedenitürklerin bozkurtu seçme amacıkjhd bozkurttürklerin bozkurtu kendilerine sembol olarak seçme nedenleri boz kurt seçme resimler
SEO Blog

Bölmədə hüquqlarınız

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts